Uşur vermek

Sual: Uşur vermek nedir ve ne kadar vermelidir? Borcu olanın da uşur vermesi gerekir mi?

Cevap: Uşur vermek de farzdır. Topraktan alınan mahsulün zekâtına (Uşur) denir. Borcu olanın da uşur vermesi lâzımdır. İmâm-ı a’zam buyuruyor ki: (Her sebze ve meyve, az olsun, çok olsun, mahsul topraktan alındığı zaman, onda birini veya kıymeti kadar altın veya gümüşü, Müslüman fakirlere vermek farzdır). Hayvan gücü ile veya dolap, motor ile sulanan yerdeki mahsul elde edilince, yirmide biri verilir. İster onda bir, ister yirmide bir olsun, hayvan, tohum, alet, gübre, ilaç ve işçi masraflarını düşmeden evvel, vermek lâzımdır. Bir sâ’dan az mahsulün uşru verilmez. Toprağın sahibi çocuk, deli, köle olsa da, uşru verilir. Uşru vermeyenden hükümet zorla alır. Ne kadar olursa olsun, ev bahçesindeki meyve ve sebzeler için ve odun ve ot ve saman için uşur verilmez. Balın [fenni tesisat ve masraflar yapılsa dahi], pamuğun, çayın, tütünün, dağdaki ağaç meyvelerinin [meselâ zeytinlerin, üzümlerin] onda biri, uşur verilir. Zift, petrol ve tuz için uşur yoktur. Uşru verilmeyen mahsulü yemek haramdır. Yedikten sonra da, vermek lâzımdır. Çift sürmekle hâsıl olsun, bağdan hâsıl olsun, mahsulün onda birini fakir Müslümana vermeden önce yemek haramdır. Eğer ölçü ile çıkarıp, ölçü ile yedikten sonra, yediğinin de uşrunu hesap edip verirse, önce yemiş olduğu helal olur. (Tam İlmihâl s. 303)

www.dinimizislam.com

Osman Ünlü’nün Türkiye gazetesinde bugün yayımlanan makalesi için tıklayınız...