Aradığınız kelime sarı renk ile işaretlenir.
Yazı boyutu     
 
Günün Sohbeti - İnsanların akılları ile Allahü teâlâyı bulması

İnsanların akılları ile Allahü teâlâyı bulması

Sual: Akıl, yaratıldığı şekilde iken, Allahü teâlâya ait şeyleri anlayacak kadar tamam değil, kusurlu ise de, belki zamanla ilerleyerek ve temizlenerek Onun ile bizim anlayamayacağımız bir münasebet yapamaz mı? Melek vasıtası ile Peygamberlere “aleyhimüssalevâtü vetteslîmât” haber gelmeden, bu münasebetle ve kavuşmakla insanlar akılları ile, sonsuz ve hakiki varlığa mahsus şeyleri, doğruca Ondan alamaz mı?

Cevap: İmam-ı Rabbani hazretleri Mektûbât kitabının birinci cildi 266. mektupta buyuruyor ki: Akıl, böyle bir münasebet elde edebilir. Fakat, akıl, dünyada kaldıkça, bu bedene de bağlı kalır. Bu bağlılıktan kurtulamaz. Bu iğreti varlıktan alâkası kesilmez. Vehim, her zaman, aklın etrafında, hayâl daima yanında bulunur. (Gadab), yani kızgınlık ve (Şehvet), yani nefsin arzuları, hep onunla beraber kalır. Hırs ve menfaat, onu yalnız bırakmaz. İnsanlığın, lüzumlu alâmeti olan, şaşırmak ve unutkanlık, ondan hiç ayrılmaz. Bu dünyanın hassası olan, yanılmak ve iyiyi kötü ile karıştırmak, ondan sıyrılmaz. O hâlde, akla her şeyde, nasıl inanılır? Aklın vereceği kararlar ve emirler, vehmin karışmasından ve hayâlin tesirinden kurtulamaz ve unutkanlık tehlikesi ve şaşırmak ihtimâlinden korunamaz. Hâlbuki, bu kusurların hiçbiri, meleklerde yoktur. Bu pislikler ve kötülükler onlarda bulunmaz. Bunun için, melekler elbette yanılmaz. Meleklere itimat olunur. Meleğin getireceği haberlere vehmin karışması, unutkanlık tehlikesi ve şaşırmak ihtimâli yol bulamaz. Bazı vakitler, ruh yolu ile gelen bazı bilgileri, his uzuvları ile bildirmek istediğim zaman, vehim ve hayâl yolundan, doğru olmayan, bazı başlangıçların meydana çıktığını ve elimde olmayarak, ruhtan gelen bilgilere karıştığını ve bunları bildirirken, aralarını ayıramadığımı duyuyorum. Bazı vakit de, bunları ayırt etmeği bildiriyorlar. İşte bundan dolayı, ruhani bilgilere yanlışlık karışarak, hepsinden itimat kalkıyor. Şöyle de cevap verilir ki, aklın ilerlemesi ve temizlenmesi, ancak Allahü teâlânın beğendiği şeyleri yapmakla, yani ahkâm-ı islâmiyyeyi öğrenip yapmakla olabilir. Bunun için de, Peygamberlerin “aleyhimüssalevâtü vesselâm” sözlerini, haberlerini öğrenmek lâzımdır. Onlar haber vermedikçe, akıl ilerleyemez ve temizlenemez. Bazı kâfirlerde ve fâsıklarda görülen, safâ ve parlaklık alâmetleri, kalbin temizliği değil, nefsin parlaklığıdır. Nefsin parlaması da, yolu şaşırtmaktan, zarar ve ziyandan başka bir şey ele geçirmez. Bazı kâfirlerin ve fâsıkların, nefslerinin parlaklığı zamanında, bilinmeyen bazı şeyleri, haber vermelerine, (İstidrâc) denir. Yani, bunları derece derece, yavaş yavaş felâkete, azaba sürüklemek içindir. Allahü teâlâ, hepimizi böyle belâlardan korusun. Peygamberlerin en büyüğü “aleyhi ve aleyhimüssalevâtü vetteslîmât ve alâ âlihi ve âli küllin” hürmetine, bizi böyle şeylerden korusun! (Mektûbât Tercemesi s. 364)

www.dinimizislam.com

Osman Ünlü’nün Türkiye gazetesinde bugün yayımlanan makalesi için tıklayınız...

 
Geri dön
 
 
Dini Konularda Ara:


http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=4787
http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=4787
 
İhlas Vakfı Öğrenci Yurtları
Öğrenci Yurtları Birliği
Güncelleme Tarihi
25 Kasım 2017 Cumartesi
Sitemizdeki bilgiler, bütün insanların istifadesi için hazırlanmıştır.
Orijinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan,
herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.
AnaSayfam Yap   |    Favorilere Ekle   |    RSS
Ziyaretçi Sayısı

Hosted by İhlas Net